escape20 2 Takipçi | 2 Takip
Kategorilerim

okumak istediklerim

yazdıklarım

beğendiklerim

Diğer İçeriklerim (26)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (2)

tren yolculuğu...

2012-11-21 12:09:00

Bir trene binmiş gidiyoruz. Gidebildiğimiz yere kadar. Kimisi hızlanıyor, kimisinin gözleri geride kalıyor, kimisi ulaşacağı yerleri düşünürken etrafını görmüyor, anı yakalayamıyor. Kum taneleri gibi parmaklarının arasından akıp gidiyor dakikalar.
Duruyoruz bazı duraklarda, ilk ve son görüş, tek bir hak var her durak için. Trenden inip geziniyoruz ama birkaç dakika. Tren durmuyor çünkü.
Bazen biri biniyor trene, haberimiz yokmuş gibi bakıyoruz. Seviniyoruz ya da üzülüyoruz. Üzüyoruz hatta. Ve kimisini, bir vagonun kapısını açıp itekliyoruz aşağıya. Bunun için de tek bir hakkımız var. Çünkü bu yolculukta tek bir gidiş ve tek bir dönüş var.
Bazen biri binmiyor trene, haberi yokmuş gibi bakıyoruz. Seviniyoruz ya da üzülüyoruz. Üzülüyor hatta. Ve tüm vagonların kapısını açıp bekliyoruz binmesini. Bunun için de tek bir hakımız var. Çünkü bu yolculukta tek bir gidiş ve tek bir dönüş var.
Ne olursa olsun, yakıtı bitene kadar durmuyor tren. Ve her duraktan tek bir sefer geçiyor.
Geçiyor gidiyor 60'lar, 24'ler, 7'ler, 30'lar, 52'ler, 365'ler...
Yağmurlar yağıyor, fırtınalar çıkıyor, bazı durakları hortumlar yutuyor. Tren bazı duraklardan gece geçiyor. Zifiri karanlık gökyüzü yorganı örtüyor her yeri, görünmüyor öyle zamanlarda duraklar.
Gelecek duraklar laftan ibaret, geçmiş duraklar ise anılardan. Tek bir sefer. Yakıt bitene dek. Bazen özlüyor geçmiş durakları insan. Bazense en büyük özlem görülmemiş duraklara oluyor. Ve hatta bazen, ansızın duraktan inen birine. Gerideki bir durakta kalan, bir daha görmeyeci birine...
Gökyüzü her durakta farklı renk sanki. Her durak birbirinden farklı. Sesler, tatlar, kokular, farklı her durakta. Önceki duraklardan sürüklenip gelmiş kuru yapraklar var kimisinde. Kimisindeyse sonraki duraktaki sinemaların film afişleri. Ama her durak kendine özgü, biricik.
Kimisi yüzlerce durak görüyor, kimisinin yakıtı bitiyor üçüncü durağa. Yegane gerçek, yolculuğu yakıt bitene denk.
Ve bitiyor her tren yolculuğu gibi bu yolculuk da. Kim bilir hangi durakta, hangi günde, gökyüzü ne renkken. Tamamlanıyor gidiş. Tek gidiş ve tek dönüş var. Bu kez dönüş başlıyor. Ama en sessiz yolculuk bu dönüş. Hiçbir durağa uğramadan, şeffaf raylar üzerinde, tüllerle saklanmış vagonlarda, göz açıp kapayıncaya kadar bitiyor dönüş yolculuğu. Bir film şeridi adeta geçmiş duraklar. Dokunacağın kadar yakın fakat dokunsan uçacak her anı. Mutlu biten molalar, treni aniden terk eden insanlar, baştan beri yanında olanlar... Her şey birkaç saniyede başa sarıyor, başladığın durağa kadar. Sadece renkler biraz soluk, sesler biraz boğuk. Hasta bi rayda, siyah dumanlarla son buluyor yolculuk.
Ve son duraktan sonsuzluğa keskin bir yol uzanıyor. Kimsesiz, sessiz, güçsüz, yorgun çıkılan bu yolculuk; gözyaşı yağmurlarıyla ıslanmış bir zamanda, tek vagonda, musalla taşında son buluyor.

 

0
0
0
Yorum Yaz